Aile şirketlerinin ömrü 24 yıl ile sınırlı

0
3

Yeni Ekonomi Danışmanlık AŞ Kurucu Ortağı Nazmi Karyağdı, “Ekonomimizin neredeyse yüzde 95’ini aile şirketleri oluşturuyor. Ancak 1999’dan önce kurulan aile şirketleri büyük risk altında. Şirketlerin önemli kısmı ikinci nesilde ortadan kalkıyor.” dedi.

Gerek uluslararası alanda gerekse Türkiye’de yapılan araştırmalara göre aile şirketlerinin ortalama ömrü 24 yıl ile sınırlı. Şirketlerin devamlılığını etkileyen dış etkenler arasında daralan ekonomi, artan rekabet yer alırken, kurumsal olgunluk seviyesine ulaşamamak, aile-şirket dengesini kuramamak iç etkenler olarak öne çıkıyor.
Aile şirketlerinin diğer firmalardan farklılaşan yapıları ve ihtiyaçlarını da dikkate alarak bu şirketlerin geleceğe taşınması konusunda çalışmalar yapan Yeni Ekonomi Danışmanlık AŞ Kurucu Ortağı Nazmi Karyağdı, aile şirketlerinin ortalama ömrünün 24 yıl olduğunu belirterek, “1999 yılından önce kurulan aile şirketleri için oldukça kritik dört yıllık bir sürece girilmiş durumda” uyarısında bulundu.

Yeni Ekonomi Danışmanlık AŞ olarak, Türkiye’nin en önemli varlıkları olan aile şirketlerinin gelecek nesillere sağlıklı, güçlü, çağı yakalamış bir şekilde devrolunmalarına önem verdiklerini belirten Karyağdı, “Kapanan, yok olan her aile şirketi sadece ailenin kaybı değil, ülkemizin, insanımızın ve ekonomimizin kaybı. Ülkemizi orta gelir tuzağından yüksek gelirli ülkeler seviyesine taşımanın bir yolu da aile şirketlerini gelecek nesillere taşımaktan geçiyor.” değerlendirmesini yaptı.

Önemli bir bölümü ikinci nesilde yok oluyor

Karyağdı, Yeni Ekonomi Danışmanlık AŞ’nin aile şirketlerine yönelik olarak yaptığı çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi:

Kurumsallaşma konusunda aile şirketinin olgunluk düzeyinin belirlenmesi ile başlayan çalışmalar, aile-şirket ilişkilerinin (mevcut veya olası çatışmaların) yönetilmesi, aile anayasasının hazırlanması, kurumsallaşma alanında oluşturulması gereken yetkinliklerin kuruma kazandırılması, büyüme için gerekli finansman modelinin oluşturulması şeklinde bir süreci şirketlerimize tatbik ediyoruz. Uluslararası arenada şirketlerin rekabet gücünün artırılması da bir başka hedefimiz. Bu hedefe ulaşmak için kurumsallaşma adımlarının atılması, profesyonel yöneticiler ve yönetim kurullarının oluşturulması aşamalarıyla aile şirketlerimizin uluslararası şirket olma yönünde bir rota belirlemelerine yardımcı oluyoruz. Ancak gözlemlediğimiz bir gerçek ise ekonomimizin neredeyse yüzde 95’ini oluşturan aile şirketi sahiplerinin bu konuda pasif kalmalarıdır.

“Kapanan firma istatistikleri gösteriyor ki şirketlerin önemli kısmı ikinci nesilde ortadan kalkıyor” diyen Karyağdı, “Bu akıbet şu anda pek çok şirket için gözüken bir sonuç maalesef. Aile şirketlerinin kurucuları olan baba/anneye düşen sorumluluk, büyütüp belirli bir aşamaya getirdikleri şirketlerinin kendileri devrettikten sonra da kuşaktan kuşağa geçmesidir. Aynı şekilde ikinci nesile düşen görev de zor şartlarda sıfırdan bu seviyelere getirilen şirketlerini kendilerinden sonraki nesillere uluslararası arenada söz sahibi bir şirket olarak devretmeleridir.” şeklinde konuştu.