2000 yılından önce karaciğer nakli sayısı 20’yi geçmeyen Türkiye, canlı karaciğer nakli sıralamasında dünyada ilk sırada yer alıyor. Türkiye Organ
Dünya Aferez Birliği Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, "Türkiye gerek kanser gerek kök hücre alanında dünyada çok iyi bir yerde. Özellikle bunların
Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu en iyi özetleyen ve çözüm için fikir veren şehir hangisidir sizce? Bir çoğumuz büyük olasılıkla İstanbul, Ankara,
Bölücü terör örgütü PKK'nın gerçekleştirdiği sivilleri hedef alan katliamlar, intihar saldırıları, etnik temizlik ile zorla yer değiştirme ve ...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayvanlara işkence ederek öldürenlerle ilgili son dönemlerde medyaya yansıyan haberlere dikkat çekerek, “Yasa hala neyi ...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyonla mücadele konusunda, "Biz sağlam durunca, ellerini ovuşturanlar da her zamanki gibi hüsrana uğradı." dedi. Türkiye
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, 3 dönem belediye başkanlığı yapanlara seslendi: 3 dönemi bitiren arkadaşlarımız ‘aday olmuyorum’ desin. AK
Meclise sunulan 2019 yılı bütçe teklifinde, ÖTV'den gelecek yıl için yaklaşık 164 milyar lira, 2020 için 194 milyar lira, 2021 için de 225 milyar ...
Onlar çok ünlü... Onları tanıyan onlar hakkında çok güzel sözler söylüyor. Siz onları tanıyor musunuz? Tanımıyorsanız, tanışmak için sıraya ...
Çin ekonomisi üçüncü çeyrekte küresel finansal krizden bu yana en zayıf büyümesini kaydederken, borç riskleri ve ABD ile süren ticaret savaşıyla ...
Tüm dünyayı etkileyen 2008 krizini atlatmak için 200 yıllık tarihinde bastığı paranın dört katını basan ABD, şimdi de bastığı bu paraların en az 1 ...
Galatasaray'ın sözleşmesini uzattığını duyurduğu teknik direktör Fatih Terim'in yeni mukavelesinde, 'Şampiyonlar Ligi şampiyonu olması durumunda 75
Avrupa Birliği ve Japonya güneş sisteminin en küçük gezegeni Merkür'e uzay aracı gönderecek. 1,6 milyar avro bütçeli misyon, hem Merkür gezegeni ...
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, malzeme alımlarını hızlandırmak ve kolaylaştırmak için e-ihale uygulamasını başlattıklarını, yerli firmaları ...
Dünya genelinde sezaryen doğum oranı 2000'de yüzde 12,1 iken, 2015 yılında yüzde 21,1'e yükseldi. ABD'nin Yale Üniversitesi ve İngiltere'nin Londra
FETÖ'nün darbe girişiminden sonra yurt dışına firar eden eski askerler, TSK'nın komuta heyeti başta olmak üzere, örgüte karşı mücadele veren askerler
Türkiye'deki sinema salonlarında bu hafta 4'ü yerli 9 film vizyona girecek. Bradley Cooper'ın yazıp yönettiği ve başrolünü Lady Gaga ile birlikte ...
Fenerbahçe Sportif Direktörü Damien Comolli, harika bir takım ruhu oluşturduklarını belirtti. Kulüpten yapılan açıklamada, sarı-lacivertli takım ...

Türkiye Ekonomisi

TÜRK LİRASINDAKİ DEĞER KAYBINA ‘DUR’ DİYECEK OLASI SENARYOLAR

Merkez Bankası'nın siyasi çekincelerle gerekli para politikası tepkisini vermekten çekinebileceği endişesi ve ABD Türkiye ilişkilerinin ambargolarla birlikte daha da kötüleşmesi TL'yi sert bir değer kaybına maruz bırakmaya devam ediyor.

TL yılbaşından bugüne dolar karşısında yüzde 30 civarında değer kaybederken nisan başından beri gerçekleştirilen 500 baz puanlık faiz artışına karşın TL'de satış baskısı kuvvetini artırarak devam ediyor.

Reuters'in analiz haberine göre, TL'deki sert değer kayıplarının bankalara, döviz borçlu şirketlere ve ekonominin geneline etkisinden endişe ediliyor.

Yatırımcılar kendisini faizin düşmanı olarak tanımlayan ve faizi de kötülüklerin hem anası hem de babası olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçimleri kazanmasıyla birlikte TCMB'nin gerekmesi halinde bir faiz adımı atmaktan çekinebileceğinden endişe ediyor.

 

TCMB ise TL'ye ilişkin bir seviye hedefinin olmadığını belirtirken TL'deki değer kaybının enflasyona etkisini yakından izlediğini, gerekirse ek sıkılaştırma yapabileceğini belirtiyor.

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ise 31 Temmuz'daki son açıklamasında kısa süre önce 500 baz puan artışla yüzde 13.4'a enflasyon tahminlerden belirgin sapma olması halinde "tereddüt etmeden" ek sıkılaştırma yapılacağı sözü vermişti.

Geçmişte yapılanlar da düşünüldüğünde TCMB'nin olası senaryoları ise şöyle şekilleniyor:

Sözlü müdahaleler

Sözlü müdahale en kolay ancak en etkisiz yöntemlerden biri olarak görülüyor. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ya da TCMB Başkanı Murat Çetinkaya yapabilecekleri açıklamalarla piyasayı sakinleştirmeye çalışabilir. Ancak yatırımcılar sözlü müdahalelerin kalıcı bir etki yaratmayacağını, en iyi ihtimalle geçici bir iyimserlik oluşturabileceğini düşünüyor.

Capital Economics'ten William Jackson, "Bu süreç sözlü müdahaleden çok daha fazlasına ihtiyaç duyuyor" diyor.

Bekle-gör politikası izleme

TCMB son PPK kararına "para politikası kararlarının gecikmeli etkileri"nin izleneceğini eklerken piyasalar bu söylem değişiklikiğinin bankanın bir sonraki adımı atmadan önce bu güne kadar attığı adımların gecikmeli etkisini görmek istediği şeklinde yorumlandı.

TCMB'nin bir sonraki faiz kararı 13 Eylül'de gerçekleşecek ve bu toplantıya kadar bu söylemini sürdürmesi de olası. Ancak yatırımcılar 13 Eylül'e kadar TCMB'nin herhangi bir faiz adımı atmadığı senaryoda TL'de sert kayıpların devam edebileceğini ve kredibilitenin zedelenebileceğini öngörüyor.

Döviz likiditesini rahatlatıcı adımlar

TCMB'nin geçmiş dönemde faiz adımları öncesi gerek volatiliteyi sınırlamak gerekse bankacıların değimiyle "gelişmeleri izliyorum" mesajı vermek adına dönem dönem zorunlu karşılıkları kullanarak piyasaya döviz genişletici önlemler alıyor.

Bu önlemler genellikle faiz artışı öncesi atılıyor ve sözlü müdahaleler ile birlikte genellikte peyder pey yapılıyor.

Mayıs ayında TL'de yaşanan sert değer kayıpları döneminde TCMB 4-5 farklı zorunlu karşılık ve NDF adımıyla 10 milyar dolar likidite serbest bırakmış bunun yanında sözlü müdahale ve sadeleştirme de gerçekleştirmişti.

Banka bu pazartesi günü de benzer bir zorunlu karşılık adımıyla yaklaşık 2.2 milyar dolar dövizi serbest bıraktı.

Güçlü para politikası tepkisi

Yatırımcılar TL'deki güven eksikliği kaynaklı satış baskının ortadan kalkması için ise en kuvvetli adımın TCMB'nin politika faizinde bir artış olduğu görüşünde. Bankacılara göre faiz artışı ile birlikte verilecek bağımsızlık mesajı atılacak adımın büyüklüğünden bile değerli de olabilir.

BETAM Direktörü Profesör Doktor Seyfettin Gürsel, bugün yayımlanan söyleşisinde "Eğer cumhurbaşkanı para politikasının mevcut koşulların gereklerine uygun bir şekilde yürütüleceğini açıkça ilan eder TCMB de bununu aldığı kararlarla ispatlarsa TL'de kayıp durur" dedi.

Başta yabancılar olmak üzere yatırımcıların TL'deki sert kayıplara karşın bankanın politik gerekçelerle faizleri sabit tutmak istediği düşüncesi TL'deki değer kaybının katlanarak artmasına neden oluyor.

Bu endişe son enflasyon raporunda Çetinkaya'ya sorulduğunda ise "Hangi sebeple olursa olsun sizle paylaştığımız enflasyon tahmin patikasından belirgin ve kalıcı bir sapma olacağı kanısı kurulda oluşursa gerekli adımlar atılır, bunun karşılığı ilave bir parasal sıkılaştırmaysa bu gerçekleştirilir" demiş ve "gerekiyorsa ilave sıkılaştırmayı da kurul tereddüt etmeden gerçekleştirir" sözleriyle bankanın araç bağımsızlığını savunmuştu.

Yatırımcıların artan risk algısı nedeniyle artık Türkiye'den daha fazla reel faiz istediğine dikkat çeken Jackson, "Enflasyonunun yüzde 16'ya yaklaştığı bir yerde faiz oranları da yüzde 20'nin üzerinde olması gerekiyor. Şuanda yüzde 17.75'te" dedi.

Alışılagelmişin dışındaki bir para politikası

TCMB daha sıkı bir para politikası bileşimi için PPK kararına ise mecbur değil. Bankanın bir kaç gün içinde PPK'yı toplamadan TL fonlama politikasını farklılaştırarak 300 baz puana ulaşan sıkılaştırma adımı atması da mümkün.

Banka faiz koridorunun en üst bandından fonlama yaparak ortalama fonlama maliyetinin yüzde 17.75 seviyesindeki politika faizinin 300 baz puan üzerinde yüzde 20.75'te oluşturulabilecek bir para politikası bileşimine de sahip.

Bu adımın TL'ye ilk etkisi neredeyse politika faizi artışı kadar kuvvetli görülüyor. Çünkü teknik olarak atılacak adım bir üzeri kapalı da olsa bir faiz artışı. Ancak kısa süre önce tamamlanan sadeleşme adımından vazgeçmek anlamına geleceği için bu adım bankanın planlarına bugün için tam olarak uymuyor. Uzun dönem etkileri de düşünüldüğünde piyasa üstü kapalı bir faiz adımı beklemiyor.

Doğrudan döviz müdahalesi

Bu ihtimale de TCMB'nin söylemleri ve nispeten düşük net rezervleri göz önüne alındığında ihtimal verilmiyor.

Bankacılar TCMB'nin net rezervlerini 20 milyar dolar olarak hesaplarken bankanın toplam 100 milyar dolar rezervi bulunuyor.

TCMB'nin de dile getirdiği üzere uluslararası merkez bankacılığında artık doğrudan döviz müdahalesi kabul görmeyen bir politika aracı. Gelişmekte olan merkez bankaları net rezervlere etkisi sıfır olan NDF gibi uygulamalara yönelmeyi tercih ediyor.

Sermaye kontrolleri

Bazı yabancı bankaların notlarında bir ihtimal olarak gösterilse de sermaye kontrolü hem siyasiler hem de Merkez Bankası yetkilileri tarafından böyle bir kararın "değerlendirmeye dahi alınmadığı" birçok kez dile getirildi.

Piyasa dostu olmayan adımlar olarak da nitelendirilen sermaye kontrolü, dalgalı döviz sisteminden ve kambiyo rejiminde geriye gidiş yetkililer ve siyasiler tarafından uygulanabilir bir politika olarak görülmüyor, konunun değerlendirmeye dahi alınmadığına dikkat çekiliyor.

Bu makaleyi Paylaş

Yazar hakkında

İpek Küçük

Muhabir, Öğretim Görevlisi

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

189 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

HABER BÜLTENİ

Seçkin haberlerden haberdar olmak için haber bültenimize abone olunuz.
E-posta adresiniz kesinlikle üçüncü şahıslarla paylaşılmayacaktır.
Top
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz. Daha fazla bilgi...