UZAYDA ÖLECEK ASTRONATA NE OLACAK KİMSE BİLMİYOR Öne Çıkarılmış

NASA uzaya çıkan astronotlarının güvenliğini korumak için her türlü önlemi alıyor. Lakin ne kadar tedbir alınırsa alınsın yaşanan bazı aksiliklerin önüne geçilemiyor. Peki, bir astronot uzayda ölürse ne oluyor? Nasıl bir işlem uygulanıyor?

Uzay yolculukları yaklaşık 50 yıldır hayatımızda ve artık hiç de çıkmayacak. Sadece insansız uzay yolculukları değil, insanlı uzay yolculuklarının başlaması da bilim insanlarının gündeminde.

İnsanlı uzay yolculuklarının yapılacak olması büyük bir soruyu da akıllara getiriyor: Uzay yolculuğu sırasında biri ölürse ne yapılacak?

Büyük ihtimalle önümüzdeki senelerde yapılacak insanlı uzay yolculuklarının hedefinde Mars olacak ve bu seyahatler aylarca sürecek. Böylesine uzun olan yolculuk süreçlerinde de yolcu veya mürettebattan birinin ölmesi kaçınılmaz.

ABDÜLMETİN BALKANOĞLU VEFAT ETTİ Öne Çıkarılmış

İsmailağa camiasının önde gelen hocalarından Balkanlıoğlu, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

İsmailağa camiasının önde gelen isimlerinden Abdülmetin Balkanlıoğlu (60), kalp krizi geçirmesi üzerine İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaldırıldı. Yapılan tüm müdahalelere rağmen vefat etti.

Abdülmetin Balkanlıoğlu kimdir?

Abdülmetin Balkanlıoğlu, 1958'de Çorum'un Sungurlu'ya bağlı Aşağıfındıklı köyünde dünyaya geldi. 1977 senesinde Çorum İmam-Hatip Lisesi'ni bitiren Balkanlıoğlu, 1986 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni yarıda bıraktı.

ZAFERE ADIM KALA KIYILAN SEVDALAR Öne Çıkarılmış

Bilmiyorum, bilmek de istemiyorum. Kime güvenmeli, kime inanmalı, kimler dost, kimler düşman, ne farkeder? Zaten bütün dostlar, bütün iyiler bir noktaya kadar değil mi? Bir an gelip de çevrene baktığında hiçbir dostun kalmadığını, aydınlıktaki bütün dostların gün batımında karanlığın gelişiyle yok olduğunu farketmeyecek misin?

Bazen şöyle durup dururken haykırmak istiyorum.

"Yeter artık çevreme her bakışta riyakâr, ikiyüzlü insanlar görmekten bıktım. Menfaat ve çıkarların hep ön saflarda durduğu, birbirinin yüzüne gülen, arkasından ara vermeksizin kuyu kazan gurur, şeref, haysiyet gibi olgulardan mahrum olan bu insanlara lanet olsun!"

Dürüst, saf, tertemiz ne sevdalarımız, ne tutkularımız vardı. Bugün hepsi birer birer keder olan sevdalarımız, tutkularımız. Darağacında kara yüzlü cellatlar tarafından sallandırılan sonra da kalbimize gömdüğümüz sevdalarımız, tutkularımız... Aydınlık ufuklarına talip olduğumuz ülkemiz, esir ve maşa olmayan, hakkın rızası için halka hizmet eden yöneticiler, birlikte huzura ve refaha yürüdüğümüz yoksulluğu değil, bereketi, bolluğu adaletli paylaştığımız temiz kalpli insanımız... Ne güzel duygular, ne güzel idealler, zafere adım kala kıyılan sevdalar, tutkular. Dava uğruna çekilen çileler, işkenceler, verilen şehitler... Ve dönekler... Dün olduğu gibi bu gün de içimizde bulunan, dava şuuruna erememiş, hasbelkader içimizde olan ve herkesten daha tehlikeli olup, en çok dikkat etmemiz gereken dönekler, menfaatçiler!

Neler ümit ediyorduk, neler gördük... Bu büyük kutlu davaya yapılanlar, yapılmak istenenler; bir türlü anlayamayan insanımız düşünceler okyanusuna dalmış ümitsizlik içerisinde çırpınırken aklıma hep Atsız'ın şu dörtlüğü geliyor.

Yurt ve şeref uğrunda sen seril de toprağa,

Varsın hiçbir dudakta anılmasın er adın...

Kan sızarak göğsünden huzuruna varınca

Istırabı dinecek belki o gün Kürşad'ın...

Ve zafere adım kala kıyılan sevdalarımızın, tutkularımızın gerçekleşeceği günün ümidi içerisinde yine aydın ufukları bekliyoruz!

Ey bu vatana sadık ve sevdalı olan, bu vatanı karşılıksız seven Türkiye sevdalıları:

Sizler ne kötülemekle küçülen, ne de methedilmekle büyüyen bir davanın mensupları değilsiniz. Sizler büyük olmaya hak kazanmış, bilgiyi büyük, anlayışı ulu bilenlerdensiniz. Bu özelliklere sahip olanlar ise, insanlık tarihi ve mensup oldukları milletlerin maşerî vicdanında büyük bir iz bırakır ve gönüllerden kolay kolay silinmezler.

Cenab-ı Allah (cc) bütün samimiyetiyle bu yüce davaya gönül veren herkesin yâr ve yardımcısı olsun...(Âmin)

Elektronik sigaranın ardından piyasaya sürülen likit kartuşların bulunduğu ürünün, en az diğer tütün ürünleri kadar insan yaşamını tehlikeye soktuğu ve nikotin alımının elektronik sigaraya göre 2 kat daha hızla olduğu belirtildi.

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) Tütün Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Nazmi Bilir, başta sigara olmak üzere tütün ürünleri kullanılmasına bağlı kalp ve solunum hastalıkları ile akciğer ve diğer kanserlerin gelişmesinde etkili olduğunun altını çizdi.

Sigara içenlerin en çok kalp krizi, akciğer kanseri ve KOAH nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade eden Bilir, geçen yüzyıl boyunca dünya genelinde 250 milyon kişinin sigaranın yol açtığı hastalıklara bağlı yaşamını yitirdiğini söyledi.

TATİLDE SAĞLIKLI KALMAK İÇİN YAPMANIZ GEREKENLER Öne Çıkarılmış

Yazın gelmesiyle birlikte tatil planları yaparken valizinize bunları koymayı unutmayın. Güzel ve sağlıklı bir tatil geçirmek için mutlaka valizinizde pamuklu kıyafetler, şapka, gözlük ve güneş koruyucu bulundurun. Kronik hastalığı bulunanlar ise tatil öncesi mutlaka doktora görünmelidir.

Dâhiliye Uzmanı Dr. Muharrem İngeç, tatilden sağlıklı bir şekilde dönebilmek için dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Nefes alabilen pamuklu kıyafetler tercih edin. Isı değişimlerinin yüksek düzeyde olduğu yaz aylarında yanlış kıyafet tercihinin sağlık sorunlarına neden olduğunu belirten Uzm. Dr. İngeç, “Tatilde güneş ışınlarını yansıtabilen, pamuklu, açık renkli, teri emebilen kumaşlardan üretilmiş giysiler tercih edin. Hava alabilen pamuklu yazlık giysilerin yanı sıra, rüzgâra ve yaz yağmurlarına karşı koruyucu olabilecek kıyafetler de valizde bulundurun. Yazın 10.00- 16.00 saatleri arasında dışarıda bulunacaksanız, güneşin zararlı etkilerinden mümkün olduğunca korunmak için koruyucu şapkalar kullanın. Özellikle yaşlı ve çocukların, güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarıda bulunmamaları önemli” dedi.

MİNERAL VE VİTAMİN DEPOSU ENGİNAR Öne Çıkarılmış

Enginar yaprağından kalbine tam bir şifa deposu. Akdeniz tipi beslenme denilen sebze ağırlıklı beslenme şeklinin en önemli unsurlarından biri olan enginarın faydaları saymakla bitmiyor. İşte size mineral ve vitamin deposu enginarın bilinmeyen faydaları.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Gözde Gence, mineral ve vitamin deposu olan enginarın sağladığı yararları anlattı.

Akdeniz tipi beslenme denilen sebze ağırlık beslenme şeklinin en önemli unsurlarından biri olan enginarın faydaları saymakla bitmiyor. Mineral ve vitamin deposu olmasının yanında zengin bir lif kaynağı olan enginar, sindirim sisteminden dolaşım sistemine vücudun hemen hemen bölümüne fayda sağlıyor.

MİLLETTEN, MİLLET KIRAATHANESİ’NE BÜYÜK İLGİ Öne Çıkarılmış

Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde belediye tarafından kurulan "Millet Kıraathanesi", yediden yetmişe her kesimin uğrak yeri haline geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamasının ardından Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde açılan "Millet Kıraathanesi" yoğun ilgi görüyor.

Eyyübiye Belediyesi tarafından tarihi Balıklıgöl Yerleşkesi yakınlarındaki yaklaşık 2 bin metrekare alan üzerine kurulan kıraathane, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ilk olma özelliği taşıyor.

Yediden yetmişe her kesimden vatandaşın uğrak noktası haline gelen kıraathanede, kütüphane, dinlenme alanları, çocuklar için oyun parkı ve bilgisayar odası yer alıyor.

Kitap okumak için gelenlere görevliler tarafından ücretsiz çorba, simit, pasta, çay ve kek ikramın da bulunuluyor.

DOĞRU DURUŞ İÇİN GÜNDE 15 DAKİKA EGZERSİZ Öne Çıkarılmış

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doktor Sinan Bağçacı, düzenli egzersizin duruş bozuklukları için şart olduğunu belirterek, “Özellikle omurganın hızla gelişim gösterdiği ergenlik döneminde daha sık görülen duruş bozukluklarına karşı günde 15 dakika egzersiz yapın” tavsiyesinde bulundu.

KANSER RİSKİNE KARŞI YÜKSEK D VİTAMİNİ Öne Çıkarılmış

12 bin kişide yapılan araştırmaya göre, yüksek D vitamini seviyesi özellikle kadınlarda kalın bağırsak kanseri riskini azaltıyor.

D vitamini düzeyi yüksek olan kişilerin kalın bağırsak kanserine yakalanma oranın daha düşük olduğu tespit edildi.

Bilim haberlerinin yer aldığı "Scienceblog" adlı internet sitesinde yer alan habere göre, D vitamini düzeyi yüksek olan özellikle kadınlar, daha düşük kalın bağırsak kanseri riski taşıyor.

Aralarında Harvard Üniversitesi, Chan Halk Sağlığı Okulu, Ulusal Kanser Enstitüsü ve Amerika Kanser Topluluğunun da bulunduğu 20'nin üzerinde kurumdan araştırmacılar, ABD, Avrupa ve Asya'dan 12 bin kişi üzerinde yaptıkları çalışmaları birleştirdi.

PANİK ATAK GENÇLERİN KORKULU RÜYASI Öne Çıkarılmış

Geçmişte yaşanılan olumsuz travma, etkilenilen bir olay, ölüm korkusu gibi sebeplerle ortaya çıkan panik atak rahatsızlığına en çok ergenlik dönemindeki gençler yakalanıyor. Sıcakların artmasıyla birlikte terleme, çarpıntı, bunalma gibi şikâyetler, kontrol edilemediği takdirde psikolojik anlamda bireyleri çöküntüye uğratıp sosyal hayatla tüm iletişimi koparan panik atak rahatsızlığına da dönüşebiliyor.

Geçmişte yaşanılan olumsuz travma, etkilenilen bir olay, ölüm korkusu gibi sebeplerle ortaya çıkan ve kişilerin sosyal yaşantılarını olumsuz etkileyen panik atak rahatsızlığına en çok ergenlik dönemindeki gençler yakalanıyor. Panik atak rahatsızlığının kişideki nevrotizenin yüksek olmasıyla bağlantılı olduğunu söyleyen uzmanlar “Panik atak aniden oluşur ve yaşanılan çevre, sosyal yaşantı bu duruma sebeptir. Önce hastalığın sebepleri araştırılarak hızlıca teşhisi konulduktan sonra tedaviye başlanılmalıdır." şeklinde konuşuyor.

DİYABET TEDAVİSİNİN TEMELİ DİYETTİR Öne Çıkarılmış

Bayraktar, Adana Şehir Hastanesi bünyesinde hizmet veren Diyabet Okulu’nda verdiği seminerde, diyabetin, ömür boyu süren bir hastalık olduğunu vurgulayan Diyetisyen Ezgi Bayraktar, “diyet” yapmanın diyabet tedavisinin temelini oluşturduğunu söyledi.

 “Diyabette beslenme” konusunda açıklamalarda bulunan Bayraktar, diyabeti; vücutta pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen bir hastalık olarak tanımladı.

Hastaların beslenme tedavisine düzenli bir şekilde uymasını isteyen Bayraktar, “Beslenme tedavisi iyi bir şekilde uygulandığında kan glikozunu normal bir düzeyde tutar. Kan yağları düzenlenir ve uygun vücut ağırlığı sağlanır. Diyabetin komplikasyonları önlenir ve yaşam kalitesi süresi artar” dedi.

RAMİ KIŞLASI KİTAP VE KÜTÜPHANE CENNETİ OLACAK Öne Çıkarılmış

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca, Türkiye'nin en büyük kütüphanesini kurmak için çalışmaların sürdürüldüğü Rami Kışlası'nda, binaların restorasyonunun tamamlanmasının ardından milyonlarca kitap okurların istifadesine sunulacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca, Türkiye'nin en büyük kütüphanesini kurmak için çalışmaların sürdürüldüğü Rami Kışlası'nda, binaların restorasyonunun tamamlanmasının ardından milyonlarca kitap okurlarla buluşacak.

Rami Kışlası, proje çalışması bittiğinde 220 bin metrekarelik kullanım alanı ile İstanbul'un kültür ve sanat alanında çekim noktalarından biri haline gelecek.

Rami Kışlası projesi hakkında AA muhabirine bilgi veren İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, devasa büyüklükteki alanın İstanbul'un cazibe merkezlerinden biri haline getirilmesinin planlandığını söyledi.

İŞYERİNDE UZAK DURULMASI GEREKEN TİPLER Öne Çıkarılmış

Dünyadaki her insan, kendilerinin en iyi versiyonu olması için destekleyici ve ilham verici olan kişilerle etrafını donatmak ister. Zaten başarıyı yakalamış olan her kişi, bu tip insanlarla etrafınızı çevrelemenin ne kadar da önemli olduğunu sürekli vurgulamaktadır. Ancak ne yazık ki istenilen bu etkinin tam tersine neden olacak olan insan tipleri de mevcuttur. Bu tip insanlara birçok isim takılmıştır; toksik, zehirli, enerji vampiri hatta bu isimlerin daha da kötü olan versiyonları da bulunmaktadır.

Eğer şanslıysak ya da yeterince güçlüysek, ya bu insanlardan tamamen uzakta durmayı ya da onları hayatımızdan tamamen çıkarmayı başarabiliriz. Ancak iş yerine gelince durum bu kadar da basit değil. Çünkü normalde kaçınmaya çalıştığımız bu tip kişilerle aynı ofis ortamını paylaşmak ve birlikte çalışmak zorunda kalıyoruz. Bundan tamamen kaçınmak imkânsızdır ama bu tip insanları sağlıklı bir şekilde tespit etmeyi başarabilirsek onlarla olan etkileşimimizi de en aza indirgememiz mümkün bir hale gelir.

İŞYERİNDE SİYASET KONUŞMANIN ADABI Öne Çıkarılmış

İş yerinde siyaset konuşmak, ölçüsü iyi ayarlanmadığı takdirde çalışanlar arasında büyük problemler yaşanmasına sebep olabilir. Bu yüzden bazı patronlar, iş yerinde siyaset konuşulmasından kaçınılmasını isterler. Bu, doğrudan ön yargıyla verilmiş bir karar değil, büyük ihtimalle önceki tecrübelerinden çıkardığı bir sonuçtur. Çalışanlarının, siyaset konuşurken gerginlik meydana getirdiği, bu gerginlik yüzünden iş performansının düştüğünü ve takım ruhunun zedelendiği görüp, bunun önüne geçebilmek için böyle bir önlem almayı istiyor olabilir. Fakat her ne olursa olsun siyaset, çalışanlar arasında sıkça konuşulan konular arasında ilk sıralarda yer alıyor. Elbette siyaset konuşmak yanlış bir durum değildir, insanlar her konuda konuşabilmelidirler. Fakat bu konuşmanın dozunu ve üslubunu iyi ayarlamak gerekir.

BAKIRKÖY’DE MİZAH MÜZESİ AÇILDI Öne Çıkarılmış

Ergin Gülen'in koleksiyonundan seçilen çalışmalardan oluşan "Mizah Müzesi" Bakırköy'deki Münir Özkul Kültür Merkezi'nde mizah meraklılarının beğenisine sunuldu.

Karikatürist Ergin Gülen'in koleksiyonundaki dergi, sinema ve tiyatro afişi, karikatür, komik obje, ayna ve özel mizah bölümlerinin yer aldığı "Mizah Müzesi" Münir Özkul Kültür Merkezi'nde ziyarete açıldı.

Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, sanatçı derneklerine ve dostlarına teşekkür ederek başladığı konuşmasında, "Bugün benim de kent konseyinde birlikte çalıştığım, bizi yüreklendiren, destekleyen değerli dostumuz Ergin Gülen'in adına Mizah Müzemizi açıyoruz." dedi.

Dünyanın her yerinde koleksiyon sahiplerinin, bağışladığı koleksiyonla açılan müzeye kendi adlarının verilmesinin normal olduğunu dile getiren Kerimoğlu, şunları kaydetti:

BU HAFTA 6’SI YENİ 10 FİLM VİZYONA GİRECEK Öne Çıkarılmış

Bu hafta Türkiye'deki sinema salonlarında 6'sı yeni, 4'ü daha önce seyirciyle buluşmuş 10 film vizyona girecek.

Cem Sürücü'nün yönetmenliğini üstlendiği "Tatlı Bela" seyirciyle buluşacak. Gökhan Keser, Serkan Kuru, Eren Pekgöz, Selen Seyven, Eda Erol ve Yıldırım Öcek'in rol aldığı film, kapılarının önüne bırakılan bebeğin sorumluluğunu üstlenmek durumunda kalan üç arkadaşın hikâyesini anlatıyor.

Yönetmen Kudret Sabancı, "Doğru düzgün bir tane filmimiz yok. Kendi tarihimizi anlatmıyoruz. Kendi tarihimizi anlatmadığımız için birileri gelip bize anlatıyor. Bunu biz anlatmasak kim anlatacak?" dedi.

Yönetmen Kudret Sabancı, Türk tarihini değiştiren olaylar ve kişilerle alakalı bugüne kadar doğru düzgün bir film yapılmadığını belirterek, "Kendi tarihimizi anlatmıyoruz. Kendi tarihimizi anlatmadığımız için birileri gelip bize anlatıyor. Bunu biz anlatmasak kim anlatacak? 'Arabistanlı Lawrence' diye bir film vardır. O filmde Türkler oranın işgalcisidir, şöyle adidir, böyle asarlar, böyle keserler. Tamam, İngiliz bakış açısı böyle olabilir. Türk bakışı nerede? Neden anlatmadık bunu? Neden Kuşçubaşı Eşref filmimiz yok?" dedi.

Türk havacılık tarihinin en önemli isimlerinden Vecihi Hürkuş'un hayatını konu edinen "Hürkuş: Göklerdeki Kahraman", Türk sinemasında Birinci Dünya Savaşı havacılığını konu edinen ilk film olma özelliğini taşıyor.

Filmin yönetmeni Kudret Sabancı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 100 yaşında olan Türk sinemasının, milli kahramanlara çok yer vermediğini söyledi.

Türk sineması büyük yapımlara öncülük edecek yeni bir eşikte

Sinemanın gücüne vurgu yapan Sabancı, şunları kaydetti:

"Kaç tane Plevne filmimiz, Kurtuluş Savaşı filmimiz var? Bir İttihat Terakki filmimiz yok. Türk tarihini değiştiren adamlar bunlar. Doğru düzgün bir tane filmimiz yok. Kendi tarihimizi anlatmıyoruz. Kendi tarihimizi anlatmadığımız için birileri gelip bize anlatıyor. Tabii çok değerli tarihçilerimiz kitaplarda anlatıyor ama film seyretmek başka bir şey. Her şey gözünüzün önünde olup bitiyor, tanık oluyorsunuz. Gazetelerin, kitapların satış rakamları da ortada. Bizim bunu filmlerle televizyon seyircisine anlatmamız, kendi tarihimizi bilmemiz, öğrenmemiz, ona sahip çıkmamız şart. Ancak o zaman bugünü anlıyoruz. Abdülhamid dönemini, Hicaz Demiryolunu anlamadan bugün Ortadoğu'da neler olduğunu anlamak mümkün değil. Bunu biz anlatmasak kim anlatacak? 'Arabistanlı Lawrence' diye bir film vardır. O filmde Türkler oranın işgalcisidir, şöyle adidir, böyle asarlar, böyle keserler. Tamam, İngiliz bakış açısı böyle olabilir. Türk bakışı nerede? Neden anlatmadık bunu? Neden Kuşçubaşı Eşref filmimiz yok?"

Kudret Sabancı, yazar Ömer Seyfettin'in de efsanevi bir hayat yaşadığını belirterek, "Ömer Seyfettin filmimiz yok. Ömer Seyfettin kadar önemli bir adamımız var mı? Bugün konuştuğumuz Türkçeyi, Türkiye'de hikâye anlatımını kuran, milli bilinci oluşturan adamlardan bir tanesi Ömer Seyfettin. 36 yaşına kadar yaşamış, efsane. Kendi hatıralarında Balkan Savaşı'nı anlatıyor. Bizzat Balkan Savaşı'na katılmış ve bunu anlatmış bir yazarımız var bizim. Yunana esir düşmüş ve onlardan gördüğü saygıyı anlatmış. Tanıyorlar adamlar Ömer Seyfettin'i." dedi.

Türk sinemasının büyük yapımlara öncülük edecek yeni bir eşikte olduğunun altını çizen Sabancı, "Aydın geçinen, sinemacı geçinen tayfamız 'Biz yapamayız' kompleksinden kurtulmadığı sürece hakikaten bir şeyler yapmaya debelenen bir kaç kişisel çabayla kalır. Son dönemdeki filmlerimize bakın. Çok güzel filmler yaptık. Herhangi bir ülkenin sinemasına, tarihin kendisine bakın adım adım ilerler. Bir şey bir anda tepeden pat diye inmez. Adım adım oluşur oluşur, adım adım ilerlersiniz." şeklinde konuştu.

Sabancı, ticari sinemanın kötü bir şey olmadığını, sanat filmlerinin yapılabilmesi için bu tip filmlerin de çekilmesi gerektiğini dile getirdi.

Herkes bir kırmızı atkı takıyor dolaşıyor, hiçbir şeyi beğenmiyor

İyi durumda olan Türk sinemasının daha da iyi olacağının altını çizen yönetmen, "Birileri gelecek çok daha iyisini, birileri gelecek çok daha iyisini yapacak ama bizim bu kapıyı açıp, bu eşikten geçip yeni geleceklere zemin hazırlamamız lazım. Biz bu binada bir tuğlayız, bu tuğlaların üzerine yeni tuğlalar koyulacak, kaçınılmaz. Olacak, tarih bunu gerektiriyor çünkü. Daha iyilerin olabilmesi için bunlara destek olmamız, bir sektöre dönüşmemiz lazım." ifadelerini kullandı.

Sabancı, sinemada akademik anlamda araştırmaların çok az olduğunu bildirerek, şöyle devam etti:

"Ben de sinema okulundan mezunum. Hepimiz Fellini olarak mezun oluyoruz okuldan. Hâlbuki gelip dizilerde çalışıyoruz, bir de hayatın gerçeği var. Dizileri küçümserler sinema okulunda. Bu çocuklar dizilerde çalışacaklar, 200 tane dizi çekiliyor bu ülkede. Niye hazırlamıyorsun buna, niye küçük görüyorsun? Günde 200 tane set kuruluyor demek bu. Niye bu şekilde bakmıyorsun? Günde 200 set çok büyük bir avantaj. Niye değerlendirmiyorsun? Sektörün yeni adamlara ihtiyacı var. Niye buna göre yetiştirmiyorsun? Niye bir sürü Fellini çıkartıyorsun başımıza? Herkes bir kırmızı atkı takıyor dolaşıyor, hiçbir şeyi beğenmiyor."

Türk sivil havacılığının temelleri Vecihi Hürkuş'ta

Vecihi Hürkuş'un erken yaşta babasını kaybettiğini ve 3-5 ömürlük bir hayat yaşadığını söyleyen Sabancı, "1912 Balkan Savaşı'na gönüllü yazılıyor. Daha giderken Bulgarlar saldırıyor, uçağı ilk defa orada görüyor ve tayyareci olmaya karar veriyor. 1912'yi, pilot olmaya karar verdiği zamanı düşündüğünüz zaman uçağın zaten 9 yıllık bir geçmişi var." açıklamasında bulundu.

Sabancı, dünyanın her yerinde savaşların olduğu o günlerin, aynı zamanda Türk tarihinin en hareketli dönemleri olduğunu dile getirdi.

Hürkuş'un bu savaşlar içinde birçok cepheye gittiğini aktaran Sabancı, şunları söyledi:

"Düşmüş, kalkmış, esir düşmüş, esaretten yüzerek kaçmış, gelmiş. Geldikten sonra tekrar Osmanlı hava taburlarına katılmış. Artık savaş bitiyor, 1918 Kasımına gelinmiş. Savaşın son ayı, Osmanlı İmparatorluğu'nun son ayı aslında. Buraya kadar gelinmiş, İstanbul'un üzerinde İngilizlerle bir hava savaşı olmuş, kazanmışlar. Biz ne yazık ki bilmiyoruz ama dünya havacılık literatürüne Büyük Fazıl Olayı diye geçiyor. Arkasından ülke işgale uğramış, işgalcilere karşı savaşmışlar. Anadolu'ya uçak kaçırmaya çalışmışlar. Vecihi Hürkuş'un asıl kahramanlaştığı, efsane olduğu yer Kurtuluş Savaşı."

Sabancı, Türk sivil havacılığının temellerini Vecihi Hürkuş'un oluşturduğuna işaret ederek, "Türk Hava Kurumu'nun oluşumunda, ilk uçağın yapılmasında, ilk hava yollarının kurulmasında, ilk sivil havacılık okulunun kurulmasında Vecihi Hürkuş var. Tonlarca pilot, kadın pilot yetiştirmiş. Bedriye Gökmen'i, Sabiha Gökçen'i yetiştirmiş. Tonlarca paraşütçü yetiştirmiş. Yapmış yapmış, uçmasına izin verilmemiş. Uçağı sökmüş Çekoslovakya'ya götürmüş, oradan izin almış gelmiş. Bunlar hakikaten 1-2 ömürlük işler değil. Ne kadarını yaşadık böyle bir hayatın? Dolayısıyla 1-2 filme sığacak bir olay değil." diye konuştu.

hurkus

Gençler Vecihi Hürkuş'u tanıdılar

Hürkuş'un hayatının her döneminin sinemaya yansıtılması gerektiğini savunan Sabancı, birçok açıdan ilklere imza atılan filmde, Hürkuş'un ilk dönemini anlattıklarını belirtti.

Sabancı, Türk askeri havacılığının önemini de şu sözlerle ifade etti:

"Çanakkale Savaşı'nda, 'Anafartalar'da şu oldu, Nusret Mayın Gemisi bunu yaptı.' falan derler ama bir kişi havacılardan bahsetmez. Hâlbuki düşman filosunun geldiğini haber veren, onları sıkıştıranlar havacılar. Çok büyük katkıları var savaşta. Bizim güzel bir hava kuvvetimiz var. Neden kimse bahsetmiyor bilmiyorum. Birinci Dünya Savaşı'nın tamamına baktığımızda sanki bizim hiç hava kuvvetlerimiz yokmuş gibi. Ben bilmiyordum, araştırmaya başladığım zaman yavaş yavaş öğrendim. Hâlbuki Ortadoğu ve Kafkas Cepheleri'nde havacıların çok büyük etkileri, destekleri ve katkıları var."

"Hürkuş: Göklerdeki Kahraman" filmine seyirci tepkisinin çok iyi olduğunu söyleyen Sabancı, bazı sinema yazarlarının filme yersiz eleştiriler yaptığını vurguladı.

Sabancı, bir savaş filmi yaptıklarını, ramazan ve seçim atmosferine rağmen, 25 Mayıs'ta gösterime giren filmin gişede iyi bir sonuç aldığını aktararak, "Vecihi Hürkuş'u bilen biliyor, benim bilmeyenlere anlatmam lazım. Ben iyi ki bu kadroyu kurdum. Sinemaya gelenlere bakın, yüzde 90'ı genç ve gençler Vecihi Hürkuş'u tanıdılar. 'Böyle bir kahramanımız varmış.' diyorlar." şeklinde konuştu.

Hürkuş: Göklerdeki Kahraman

Hilmi Cem İntepe'nin Vecihi Hürkuş'u canlandırdığı filmde, Gizem Karaca, Ali Nuri Türkoğlu, Birol Ünel, Bora Akkaş, Cem Uçan, Bahadır Yenişehirlioğlu, Efecan Dianzenza, Eray Türk, Gurur Aydoğan, Hakan Yufkacıgil, Levent Can, Miray Daner ve Murat Arkın da rol alıyor.

Müziklerinde Gökhan Kırdar'ın imzası bulunan "Hürkuş: Göklerdeki Kahraman", Kurtuluş Savaşı'nın ilk ve son uçuşunu gerçekleştiren, Türkiye'nin ilk özel havayolu şirketini kuran, TBMM tarafından üç kez takdirname verilen Vecihi Hürkuş'un, Balkan Savaşı ve 1. Dünya Savaşı'ndaki kahramanlık öykülerini anlatıyor.

 

AA

SAĞLIK BAKANLIĞI'NDAN ÖLÜM SAÇAN İLACA MÜDEHALE Öne Çıkarılmış

2007’de Türkiye’de yasaklanan Çin malı zayıflama hapı Lida hâlâ ölüm saçmaya devam ediyor. İçeriğinde kanserojen madde olan hap internette satılıyor. Sağlık Bakanlığı tüm illerde teyakkuza geçti.

Vatan Gazetesi'nin haberine göre; kurumun analize gönderdiği numune üzerinde yapılan incelemeler skandal bir gerçeği ortaya çıkarttı. Ürünün içinde başta ilaç sanayinde laktasif ilaç etken maddesi olmak üzere tekstil ve oyuncak sanayinde de kullanılan asit baz ayracı olan “Fenolftalein” isimli kimyasala rastlandı. Bunun üzerine İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, ürün için toplatma kararı aldı. 17 Mayıs’ta alınan karar tüm illerdeki sağlık müdürlüklerine bildirildi. Ürünün özellikle 1 Mayıs 2017 üretim tarihli serisinin aktarlar, baharatçı ve destek ürün satan yerlerden acil olarak toplanılarak imha edilmesi talimatı verildi.

Page 1 of 7

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

129 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

HABER BÜLTENİ

Seçkin haberlerden haberdar olmak için haber bültenimize abone olunuz.
E-posta adresiniz kesinlikle üçüncü şahıslarla paylaşılmayacaktır.
Top
Web sitemizi geliştirmek için çerezleri kullanıyoruz. Bu Web sitesini kullanmaya devam ederek, kullanılan çerezlere izin veriyorsunuz. Daha fazla bilgi...