Gezi kalkışmasına sponsorluk yapan ve tutuklu bulunan Osman Kavala, mahkemede kalkışma operasyonlarında kullanılan paranın nereden geldiğini itiraf
Ekimde konut satışları yüzde 19,2 oranında artış gösterdi. Yabancıya satışta büyüme ise yüzde 134,4 oldu. TÜİK, ekim ayı konut satış ...
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ABD'li mevkidaşı Mike Pompeo Washington'da bir araya geldi. Çavuşoğlu, Türkiye'nin ABD'den iadesini talep ...
Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a soruşturma açıldı. 2017 yılında partisine gönderilen 144 bin avroluk bağışın kaynağının bulunamaması üzerine başlatılan
Finansal yeniden yapılandırmada piyasanın altında faiz ve ilave finansman imkânı sağlayan düzenleme Resmi Gazete'de yayımlandı. Bankacılık Düzenleme
Geçen yıl bu aylarda halde 40 kuruşa satılan soğanda baş gösteren hastalığı fırsata çevirmek isteyip talep olmasına karşın malını depodan ...
100 bin işletme ile 4 milyondan fazla kişiyi yakından ilgilendiren yemek kartı düzenlemesi yarından itibaren uygulanmaya başlayacak. Düzenleme ...
Granada Üniversitesi’nden bilim insanları, burun sıcaklığının kişinin doğruyu söyleyip söylemediğini gösterdiğini ortaya çıkardı. Yapılan deneylerde
Yenilenen tasarımıyla 2019 Seat Leon, gelecek yıl satışa çıkacak. Markanın C segmentinde yer alan iddialı modeli Leon, kamuflajlı haliyle test sürüşü
ABD'li senatörler Cumhuriyetçi Corker ile Demokrat Menendez, ABD Başkanı Trump'a Kaşıkçı cinayeti hakkında Magnitsky Yasası'na atıf yapan yeni bir ...
ABD Temsilciler Meclisinin ilk başörtülü Müslüman vekili Ilhan Omar, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti konusundaki tavrı nedeniyle ABD Başkanı ...
Sağlık Bakanlığı, obezite merkezlerinin kurallarını belirledi. Beden kitle indeksi 30’un altında olan hiç kimse cerrahi müdahaleye ...
Uzmanlar cep telefonu, tablet ve televizyon başında fazla zaman geçirerek hareketsiz kalmanın felç geçirme riskini 40'lı yaşlara kadar indirdiği ...
Seda Sayan ve Deniz Akkaya gibi ünlü isimlerin sosyal medya hesaplarından tanıtımını yaptığı teff tohumlu çaydan kansere neden olan madde çıktı. ...
Osmanlı İmparatorluğu'nun hem kendi verdiği esirler hem de kendi esir aldıklarının aileleri ile iletişimini sağlamak Kızılay'ın göreviydi. Çeşitli ...
New York'ta düzenlenen Uluslararası Emmy Ödülleri töreninde kırmızı halıda Türk yapımlar ve oyuncular büyük ilgi gördü. Bu yıl 46'ncısı düzenlenen
Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her kim ki
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş'a yönelik kararına ilişkin, "AİHM'in verdiği kararlar ...
Anadolu Ajansı

Haber Ajansı

E-posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

New York'ta düzenlenen Uluslararası Emmy Ödülleri töreninde kırmızı halıda Türk yapımlar ve oyuncular büyük ilgi gördü.

Bu yıl 46'ncısı düzenlenen ve televizyonculuk sektöründe en prestijli ödüllerden biri kabul edilen Uluslararası Emmy Ödülleri, New York'taki Midtown Hilton Otel'de düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

Finale kalan Türk yapımları ve oyuncular, gecede ödül alamasa da kırmızı halıda hem yabancı basından hem de katılımcılardan büyük ilgi topladı.

Çocukken bir Hristiyan din adamının cinsel istismarına uğrayan Brogi, "Bu sorun on yıllar boyunca sürdü ve Katolik Kilisesi'ni pedofiller için bir cennet haline getirdi çünkü orada güvendeler ve ceza almıyorlar." dedi.

Çocukken uğradığı cinsel istismarı anlatan Brogi, Roma’da henüz 9 yaşındayken Monsenyör Angelo Pio Loco Boscariol’un cinsel istismarına uğradığını söyledi.

Brogi, "Bu olay yüzünden travmaya bağlı hafıza kaybı yaşadım, olayla ilgili neredeyse bütün anılarım silindi. Ama yine de papazın anormal ilgisini, kilisede biz çocuklarla oynadığını ve iğrenç öpücüklerini asla unutmuyorum. Bize müstehcen şakalar anlattırıp gülerdi ve şakaymış gibi bize dokunarak tacizde bulunurdu." diye konuştu.

Papazın oyun gibi göstererek çocukların nasıl tepki vereceğini görmek için önce dokunarak tacizde bulunduğunu anlatan Brogi, bildiği kadarıyla o dönem aynı kişinin istismarına uğrayan iki çocuğun daha olduğunu kaydetti.

Uludağ Üniversitesi'nde gerçekleştirilen doktora projesiyle ilaca direnç geliştiren "ileri evre" meme kanserli hücrelerin ölümü sağlandı.

Bursa Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülşah Çeçener ve doktora öğrencisi Araştırma Görevlisi Gamze Güney Eskiler'in hazırladığı proje kapsamında, "ileri evre" meme kanserli hücrelerde gelişen ilaç direncini kıran bir formülasyon elde edildi.

Prof. Dr. Çeçener, "Triple negatif meme kanseri tedavisinde PARP inhibitörü yüklü katı lipid nanopartiküllerin ilaç direnç mekanizmalarının aşılmasındaki rollerinin araştırılması" başlıklı projeye ilişkin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doktora tezinin meme kanserinin genetiğiyle ilgili yıllardır gerçekleştirilen birçok proje dahilinde elde edilen bulgular doğrultusunda yapılandırıldığını söyledi.

Doktora öğrencisi Eskiler'in tez projesini yapılandırma sürecine değinen Çeçener, şunları kaydetti:

Cumartesi, 29 Eylül 2018 00:00

DİLLERE DESTAN AŞKLARIN MÜZESİ

Şiirlere, şarkılara, hikayelere konu olan efsane aşıklar Ferhat ile Şirin'in memleketi Amasya'da bulunan Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun, Romeo ve Juliet gibi dillere destan aşkları konu ediniyor. Konu olarak aşkın yaşandığı tek müze olan Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi'nde, Anadolu "aşık", yavuklu kültürleri, ilahi aşk gibi temalar da maket, ışık ve müzik eşliğinde anlatılıyor.

Şiirlere, şarkılara, hikayelere konu olan efsane aşıklar Ferhat ile Şirin'in memleketi Amasya'da bulunan Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi'nde dillere destan aşklar konu ediniyor. Amasya Belediyesince 2013 yılında yaptırılan müze, Ferhat ile Şirin efsanesindeki, Ferhat'ın Şirin'e sevdası uğruna kilometrelerce uzunlukta dağları delerek su getirdiği kanal olarak nitelendirilen ve "Ferhat Su Kanalı" olarak bilinen mevkide yer alıyor.

Müzedeki bölümlerde, Ferhat ile Şirin'in, Kerem ile Aslı'nın, Leyla ile Mecnun'un, Mimar Sinan ve Mihrimah Sultan'ın, Romeo ve Juliet'in hikayeleri, üç ve iki boyutlu silikon maket ve heykeller, rölyefler, efsanelerin yaşandığı varsayılan döneme özgü dekorlar ve özel efektler, ışık ve müzik eşliğinde ziyaretçilere sunuluyor.

Türkiye, sağlık sektöründe dışa bağımlılığı en aza indirmek için atılacak yeni adımlara odaklanırken, bu kapsamda Türkiye'nin ithal ettiği 20 biyoteknolojik ilacın yerli üretimi için yeni yol haritası hazırlandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından geçen hafta açıklanan Yeni Ekonomi Programı (YEP) ile cari açığın düşürülmesi amacıyla sağlık alanındaki çeşitli politika ve tedbirler de ortaya konuldu. Bu çerçevede, ilaç da kimya, petrokimya, enerji, makine, teçhizat ve yazılım sektörleriyle "öncelikli yatırım yapılabilir" alanlardan biri olarak belirlendi. Özellikle yaygın hastalıkların tedavisinde kullanılan 20 biyoteknolojik ilacın Türkiye'de üretilmesi hedefleniyor.

Söz konusu ilaçların doğrudan yurt dışından temin edilmesi nedeniyle bütçede önemli yük oluşturduğu belirtiliyor. Yeni dönemde YEP kapsamında hazırlanan yol haritasıyla söz konusu ilaçların yurt içinde üretimine odaklanılacak. Bu amaçla Ar-Ge çalışmaları yürütülerek, gerekli altyapının oluşturulması sağlanacak. Klinik araştırma merkezleri ve birimlerin sayıları da artırılacak.

Maliyet avantajı sağlamak amacıyla Tedarik Paylaşım Platformu (TPP) ve tedarik zinciri iyileştirme çalışmaları da yürütülecek. Farkındalık ve izleme-değerlendirme faaliyetleriyle ilaç kullanımının optimize edilmesi ve ilaç maliyetlerinin azaltılması konusunda projelerin uygulamaya konulması öngörülüyor.

"Yazılı Biyoteknolojik İlaç Politikası'na ihtiyaç var"

Lokman Hekim Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Gümüşel biyoteknolojik ilaçlara ilişkin değerlendirmede bulundu.

Türkiye'nin, biyoteknolojik ilaçlarda konumu gereği çok hızlı gelişim gösterebileceğini belirten Gümüşel, bu konuda gereken "know-how"ın ülkeye kazandırılmasıyla söz konusu ilaçların Ar-Ge'sine, üretim ve ihracatına öncülük edilebileceğini söyledi. Türkiye'nin söz konusu ilaçlarda bir yol ayrımında olduğuna işaret eden Gümüşel, "Ya konvansiyonel ilaçlarda yaşadığımız gibi biyobenzer (biyoteknolojik ürünlerin versiyonları) ilaçlarda da treni kaçıracağız ya da Türk ilaç endüstrisi olarak perona yanaşan yüksek hızlı trene binip ülkemizi ilaç endüstrisinde hak ettiği yere getireceğiz." dedi.

Gümüşel, biyoteknolojik ilaçlar için ulusal bir politika oluşturulması gerektiğinin altını çizerek, "Tarafların önünü görebileceği, gri alanların olmadığı, ülkemizde bu alana yatırım yapanları teşvik edecek, yaptığı işten bezdirilmeyecek yazılı 'Biyoteknolojik İlaç Politikası'na ihtiyaç var. Bunu ülkemizin geleceği için geç olmadan yapmalıyız. Tıbbi istatistik firması IMS Health verilerine göre, ülkemizde 2008 yılında yaklaşık 1 milyar liralık satış değeri olan biyoteknolojik ilaç pazarı, 2016 yılında 3,33 milyar liraya ulaştı, 2020'de ise bu değerin 5,1 milyar liraya ulaşması bekleniyor." diye konuştu.

Page 1 of 20

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

13257 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

HABER BÜLTENİ

Seçkin haberlerden haberdar olmak için haber bültenimize abone olunuz.
E-posta adresiniz kesinlikle üçüncü şahıslarla paylaşılmayacaktır.
Top
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz. Daha fazla bilgi...