Eylül ayında perakende satış hacmi yüzde 3,4 düşüş gösterirken, ciro yüzde 22,5 yükseldi. Satışlardaki azalışa karşın cirodaki yükselişte fiyat ...
İçişleri Bakanı Soylu, otoyollardaki hız sınırının yüzde 10 artırılarak 137,5'a çıkarılacağını söyledi. İçişleri Bakanı Soylu, "Şu anda otoyolda hız
Kadın Güreş Milli Takımı, bu yıl katıldığı 5 önemli organizasyonda 9 altın, 5 gümüş ve 6 bronz olmak üzere 20 madalya elde etti. Kadın güreşçiler,
ABD'de iş alanında verilen "en iyi iş adamı" ödülüne bu yıl bir Türk layık görüldü. Bu dalda ödül alan ilk Türk ve Müslüman iş adamı olan Ozan ...
Şu ana kadar 100'ün üzerinde kaçak yapının saptandığı Kapadokya'da bölgenin planları sil baştan hazırlanacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı, "kaçak ...
EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı İhsan Erdoğan, "İnternetin, sosyal medyanın tansiyonunu Siber Suçlarla Mücadele Daire ...
Lokanta, restoran ve kafe gibi toplu yemek sunan mekanlar artık mönülerinde yemeklerin alerjik madde içerip içermediğini yazmak zorunda. Tarım ve ...
Fazla kırmızı et tüketmek böbrek taşına sebep oluyor. Kırmızı etteki protein vücutta parçalanınca ürik asit dediğimiz bir protein ortaya çıkarıyor ve
Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, müteahhitlere yönelik yapılan düzenlemeyle "tamamlama sigortası" veya "teminat" şartı getirildiğini belirterek, ...
İmar barışı başladığından beri aradan geçen 5 ayı aşkın sürede konut fiyatları en çok 6,7 ile Zonguldak'ta artarken, Zonguldak'ı bu alanda yüzde 6,6
MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Parti politikalarının kamuoyuna aktarılmasında Ordu Milletvekilimiz Sayın Cemal Enginyurt'un değerlendirme ve ...
Yenikapı'daki dolgu alanının yanına kruvaziyer limanı inşa edilecek. İki yanaşma yeri olacak limanı 8 kruvaziyer gemi kullanabilecek. Ulaştırma ve
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, "Paralar nerede" diye yapılan tezahüratlar için, "Ekonomiyi Fikret Orman yönetsin denirken, ne oldu da bu duruma ...
Türk futbolunun duayen isimlerinden Metin Türel, 83 yaşında hayatını kaybetti. Türkiye Futbol Federasyonundan yapılan açıklamada, Metin Türel'in ...
Audi A7 yenilenen görüntüsüyle ortaya çıktı. Audi’nin bu zamana kadar ürettiği en güçlü araç olacak olan A7, gerçekleştirilecek olan son test ...
ABD Merkezi Haberalma Teşkilatının (CIA), gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi emrini Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın verdiği
Milli Savunma Bakanı Akar, ABD askerlerinin teröristlerle fotoğrafına ilişkin, "ABD’den söz verdiği gibi terör örgütü YPG ile işbirliğini kesmesini
Belediyelerin trafikle ilgili yetki ve sorumluluklarını tam olarak yerine getirmesi için yasal düzenleme yapılacak. Düzenleme ile park yasağına ...

Yorum

TAŞ VE GEDİK

Hazır okullar tatil olmuş, seçim de kapıdayken eğitim ile ilgili bir durum tespiti yapalım…

Türkiye genç nüfusu diğer gelişmiş ülkelere nazaran çok daha fazla olan bir ülke. Öyle ki öğrencilerin okuyacağı okullar sürekli arttırılmasına rağmen yettiği söylenemez. Özel sektör ve vakıfların kurdukları okullar da cabası.

1980 öncesi faal olan okul sayısını düşünmek bile istemeyiz birçoğumuz. Az ve tıka basa dolu sınıflar… O kuşaktan birisi olarak o günlerin zorluğunu uç boyutlarda yaşamadım ama gerçekti. Üniversite sayısı ise oturup bir dakikada tek tek sayılabilecek kadardı. Bugünümüzün öğrencisi de ebeveynini de canından bezdiren, ömründen ömür çalan giriş sınavları da o ve o yılların öncesinden günümüze kalan, hata yapma lüksünü tanımayan yanlış bir uygulama maalesef.

Ülkemizde eğitim bir nevi ticarete dönüştü. Parası olan ya da kaynak oluşturabilenler çocuklarını özel okula, üniversiteye gönderiyorlar. Hatta öyle özel okulların varlığını duyuyoruz ki, eğitim yerine ebeveyn ve eğitim özürlü çocuklarına diploma satıyor. Bunu nereden mi biliyorum? Atanamadığı için mecburen o tür okullarda öğretmenlik yapmak zorunda kalan yeni mezun öğretmenler anlattılar.

Türkiye’de eğitim düzeyinin çok modern ve çok gelişmiş olduğunu söylemek kendimizi kandırmak olur. Verilen eğitim şekli ihtisasa yönelik değil, ezbere ve genel kültür ağırlıklı maalesef. Okul bitirilene kadar akılda kalan ama diplomayı aldıktan sonra unutulan bir eğitim. Mutlaka iyi eğitim verenler de vardır; bunun sayısının devede kulak bile olduğu aşikâr. İşin en acı yönü ise ülkemizin yine bu tarz bir eğitimle diplomasını almış öğretmen ya da öğretim görevlisi eğitimci ordusu cenneti olması. Çoğu diplomasını alana kadar staj bile yapmamış olan bu eğitimcilerin bir bölümü de iyi bir eğitim için değil de egosunu tatmin etmek adına isminin başına ünvan almak için mücadele veriyor.

Eğitim ve öğretim sevgi işidir. Öğrenci de okuduğu alandan haz duymalı, eğitimci de eğitmekten.

Ülkemizde çoğu zaman bunun tersi yaşanıyor. Diploma sahibi olmak için sınavlara giriliyor. Staj ise ağırlıklı olarak naylon.

Birçoğunuzun “iyi tamam da senin önerin ne” dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız, bu kadar yazıyı yazma zahmetine giren ve nutuk çeken birinin âcizane birkaç önerisi de vardır elbet.

Şöyle:

  • Türkiye’de vakıf ve yatırımcıların kurduğu okulların kat kat üstünde okul ve üniversiteler açılmalı. Özellikle meslek liselerinin sayısı çoğaltılmalı ve bu okullara giriş teşvik edilmeli. Türkiye’de özelleştirilmemesi gereken tek kurum varsa o da eğitim kurumları olmalıdır.
  • İlk ve orta öğretimde okuyan öğrenciler evlerine en yakın okula gitmeli, gidebilmeli.
  • Eğitimcilere yönelik yılda en az bir defa güncellenme seminerleri düzenlenmeli ve düzenli olarak bu seminerlere katılma mecburiyeti getirilmeli.
  • Örneğin lise öğrencileri, yılsonunda üniversiteye geçiş amaçlı her ders için ayrı olmak kaydıyla sınava tabi tutulmalı ancak bu sınavlarda alacağı puan tüm lise hayatı boyunca yapılan sınavlardan aldığı puanlarla birlikte ortalamaya tutularak öğrenciye “bir seviye” notu belirlenmeli.
  • Öğrenci ve ebeveyne öğrencini kapasitesi ile ilgili gerçekçi bilgiler verilmeli ve öğrencinin ilgi ve başarılı olduğu yönlerine uygun doğru üniversite tercihinin hangileri olması gerektiği sözlü ve rapor halinde sunulmalı.
  • Devlet, her üniversiteye bir Eğitim Kalitesi Standartı Puanı vermeli.
  • Üniversiteye giriş imtihanı kaldırılmalı. Öğrenciler lise sonunda kendisi için oklu tarafından belirlenen notu, yaptığı stajlar vs. ile ilgili bilgilerin bulunduğu bir CV dosyası hazırlayarak istediği üniversiteye kayıt başvurusunda bulunmalı. Üniversite de bu dosyayı devletin kendisine verdiği puanın sınırları içinde değerlendirerek üniversiteye kaydı kabul etmeli ya da reddetmeli.
  • Öğrencilere girdiği üniversitenin karakterine, ilgi alanına uygun olmadığına kanaat getirdiğinde başka bölüm ya da üniversitelere en azından 1 veya 2 kez geçiş hakkı verilmeli.
  • Zamanında belli sebeplerden dolayı okuyamamış ama kendini mesleki, bilgi ve beceri hususunda geliştirmiş insanlar takip edilmeli, profesyonel kişiler tarafından yapılacak mülakatlar ve incelemeler neticesinde seviyelerine uygun diploma verilmeli. Çünkü mesleki alanda öğrencilerimize eğitim verecek kişiler onlar olacaktır. Ülkemizde bu özellikleri taşıyan insan sayısının çok olduğu aşikârdır ve hakları olan diploma ve değer kendilerine verilmelidir.

Evet, belki ilk seneler veliler egolarının yenilerek çocuklarını onların kapasitelerinin üstündeki üniversitelerde okumak isteyecek, bu da kargaşalara sebep olacaktır. Sistem oturana kadar üniversiteler sıkıntı yaşayacaklardır. Ama akabinde öğrenci için doğru olan bölümü seçmek adına zamanla ve tecrübeyle daha sağlıklı kararlar almayı da öğreneceklerdir.

Bunlar benim şu an için aklıma gelenler.

Eğitimdeki eksikliğin boyutunu görmek için şu birkaç soruya cevap aramak yeterli olacaktır sanırım.

  • Sadece Türkiye’de aldığı eğitimle yurtdışında ve yurtiçinde dünya ve Türkiye ekonomisini yönlendiren, ayakta tutan firmaların üst düzey yöneticisi olan kaç kişi sayabilirsiniz?
  • Sadece Türkiye’de aldığı eğitimle yurtdışında ve yurtiçinde dünya tarihine çığır açacak buluşu olan kaç tane bilim adamımız var?
  • Sadece Türkiye’de aldığı eğitimle yurtdışında ve yurtiçinde kaleme aldığı kitapları yok satan kaç tane yazar ve düşünürümüz var?

Var elbette ama bu tarihinde dünyaya hükmetmiş bir ırkın şanına yakışacak sayıda değildir.

Taş burada, gedik de burada…

Bu makaleyi Paylaş

Yazar hakkında

Ercan Çakı

Yazar, Gazeteci, İşadamı

 

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

148 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

HABER BÜLTENİ

Seçkin haberlerden haberdar olmak için haber bültenimize abone olunuz.
E-posta adresiniz kesinlikle üçüncü şahıslarla paylaşılmayacaktır.
Top
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz. Daha fazla bilgi...